Bu sitede faiz oranları ile ilgili bütünleştirilmiş haberler yayınlanmaktadır.Bu sitedeki fiyat ve veriler bilgi verme amaçlı olup, sorumluluğu kullanan şahıslara aittir. Ayrıca bu sitede bazen kişisel yorumlara dayalı paylaşımlarda verilmektedir sorumluluk yine kullanan şahsa aittir.

11 Ağustos 2011 Perşembe

Güney Kore faiz oranlarini değiştirmeme karari aldi

Güney Kore Merkez Bankası yüzde 3,25 seviyesindeki gösterge faiz oranını değiştirmedi.

Merkez Bankası aylık para politikası komitesi toplantısında, enflasyondaki artışa ve küresel finansal piyasalarda devam eden dalgalanmaya rağmen gösterge faiz oranını değiştirmeyerek yüzde 3,25'de bıraktı.

Geçen yıl Temmuz ayından bu yana gösterge faiz oranını beş kez artıran banka, artan enflasyonu dizginlemek için en son Haziran ayında gösterge faiz oranını yüzde 3,25'e yükseltmişti.

Banka yaptığı açıklamada, enflasyonun yüksek kalmaya devam edeceğini, büyüme için aşağı yönlü risklerin arttığını belirtti.

Güney Kore'de tüketici fiyatı endeksi Temmuz ayında yüzde 4,7'ye çıktı.

AA

9 Ağustos 2011 Salı

Merkez bankası faiz oranında ne yaptığını iyi biliyor

Merkez Bankamız(TCMB), bankaların ellerinde bulunan fazla paraları bir gece için Merkez Bankası’na yatırmaları halinde bankalara vereceği faizi % 1.5’ten % 5’e yükseltti. Böylece TCMB, Bankalararası Para Piyasası’ndaki “gecelik” işlemlerde, bankaların kendisine yatırdığı paralara % 5 faiz verirken; yine isteyen bankalara % 9 faizle “gecelik” para sağlayacak.

* Böylelikle, bankaların tüm para işlemlerini rahatça Merkez Bankası ile yapmaları; piyasadaki faiz oranının geniş dalgalanma içinde oluşmaması sağlanıyor. Sonuç olarak, TCMB faiz oranını tam bir kontrol altında tutmuş oluyor.

* TCMB, piyasaya sağladığı likiditenin sistem içinde daha dengeli dağılmasını sağlamak amacıyla da “Açık Piyasa İşlemleri Repo İhaleleri”nde her bir bankanın vereceği teklif tutarının, toplam ihale tutarının % 20’sini aşmamasına karar verdi. Böylece, sağlanan likidite de bankalar arasında dengeli bir biçimde dağıtılmış olacak.

* TCMB, “Zorunlu Karşılık Tebliği”nde de bir değişiklik yaparak, repo işlemlerinden sağlanan fonların karşılıklarının hesaplanmasında, “fon tutarlarının günlere göre ortalaması”nın alınması ile hesaplama yapılması sistemini getirdi. Böylece, zorunlu karşılıkların hesaplanmasında daha adil bir çözüm sağlanmış oldu.

* Alınan bu tedbirler Merkez Bankası’nın kârını zannedildiği gibi azaltmayacak; arttıracak. Çünkü, faiz düşse bile, muhtemelen piyasaya verilen para miktarı artacak. Zaten, genellikle likiditenin bollaştırıldığı süreçlerde Merkez Bankaları kâr eder; sıkı para politikası uygulandığı zamanlarda ise zarardadır. Unutulmasın, Merkez Bankası’nın kârı da, son tahlilde bütçeye gelir olur.

7 Ağustos 2011 Pazar

Sabit faiz oranları piyasa kargaşa ortasında

Yatırımcılar derecelendirme downgrade tepki olarak serpinti ABD borç krizi ve devam eden finansal piyasa oynaklığı, faiz oranları beklemeye devam, Merkez Bankası yol açabilir.

Derecelendirme kuruluşu Standard & Poor AAA AA + Cumartesi günü için ABD hükümetinin borç notunu kesti. Amerika'da bir şirket olsaydı, bu krediler karşılığında, yüksek faiz oranları talep borç verenler neden olacaktır.

Sabit getirili Anne Anderson UBS Küresel Varlık Yönetimi kafa downgrade, ABD faiz oranlarının tahvil faizleri ile ölçülen kısa vadeli bir artış olabileceğini söyledi, ancak bu konik çabuk olur.

"ABD verimi yüksek diz refleksi tepki gidebiliriz, ama gerçeklik ABD nakit oranı hiç bir yere gitmiyor olduğunu ve bu ayarlar kendi ekonomisi için iyi olamaz, ben bu kısa ömürlü olacaktır düşünüyorum." dedi.

Verim - tahvillerinin ödenen faiz oranı, kredi varsaymak borçlunun algılanan risk yanıt, piyasa tarafından ayarlanır. Ekonomi gösterene kadar ABD'de Aralık 2008'den bu yana yüzde 0.25 'da kaldı ve orada kalması bekleniyor - Merkez Bankası tarafından belirlenen faiz oranı - Ancak, tahvil piyasası da güçlü bir gecede nakit oranı ile etkilenir. sürekli bir iyileşme belirtileri. "Ekonomik temeller, o kadar yoksul ve gerileyen büyüme daha uzun süre daha düşük olacaktır, güven için iyi olamaz" Bayan Altuğ söyledi. "Sadece Japonya'da daha düşük bir kredi derecelendirme, 10 yıl vadeli tahviller için yüzde 1'e yakın kalan faiz oranları durdu olmadığını görmek için bakmak zorunda."

Downgrade büyük Avustralya bankaların fonlama pozisyonlarına önemli bir etkisi olması muhtemel değildir. Bu bankaların ABD Treasuries büyük sahipleri değildir anlaşılmaktadır.

RBS ekonomisti Kieran Davies, Avustralya, yüzde 100, OECD ortalaması ile karşılaştırıldığında, şimdi AAA derecesi ile birkaç ekonomilerinden biriydi ve az kamu borcu GSYİH'nın sadece yüzde 26 olarak bu durumu kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya "dedi.

"ABD downgrade Avustralya borç Avustralya doları destekleyen yurtdışı yatırımcıların devam eden satın alma güçlendirmek için muhtemeldir" dedi.

Avustralyalı yatırımcılar Bay Davies, ABD devlet tahvili sadece US12 milyar dolar toplam düzenledi belirterek, ABD downgrade doğrudan etkisi biraz acı olabilir. Bay Davies RBA artık beklemeye faiz oranları yılın geri kalanı için en az tutmak için olası olduğunu söyledi.

Bayan Anderson ABD downgrade Avustralya faiz oranlarında bir zam riskini büyük ölçüde azaltmış ve faiz indirimlerinin tekrar gündeme koymak olabilir dedi. "Merkez Bankası kesinlikle bu ortamda sıkmak için değil, küresel piyasalarda nasıl tepki gördükten sonra bile parasal konaklama artırmak için harekete geçmeye karar verebilir" dedi.

Federal Menkul Kıymetler baş ekonomisti Craig James downgrade "her şeyden daha çok sembolik" olduğunu ve ABD Avustralya borç finansmanı büyük bir değişim görmek için olasılığının düşük olduğunu söyledi.

"Binbaşı alacaklılar ABD, Avrupa veya Japonya koymak için paralarını çekmek için gitmiyor, ve Avustralya gibi piyasaların tüm bu fonları absorbe etmek için çok küçük," dedi.

5 Ağustos 2011 Cuma

Faiz indirimi nereye kadar mümkün

Ünlü Ekonomist Refet Gürkaynak, Merkez Bankası'nın dün ve bugün aldığı kararların 'dışarısı karıştı, iç talep düşecek' anlamına geldiğini söyledi.

FAİZ İNDİRİMİ NEREYE KADAR MÜMKÜN?

İç talepteki sert düşüş durumunda Merkez Bankası'nın faiz oranlarını nereye kadar indirebileceği sorumuza ise Gürkaynak, "Daha inebilir ama unutmayalım ki Türkiye, hala enflasyonu yüksek memleketlerden biri. Dolayısıyla faizin ABD'de 5.75 olması ile Türkiye'de 5.75 olması aynı şey değil. Çünkü ABD'de enflasyon yüzde 1-2; bizde ise yüzde 7-8 civarında seyrediyor. Dolayısıyla enflasyon 7-8 iken faiziniz 5.75 ise negatif getiri sözkonusudur. Bunun da iç talep genişlemesi için ciddi bir unsur olacağını düşünüyorum."

4 Ağustos 2011 Perşembe

İngiltere ve ECB faiz oranlarını değiştirmedi

İngiltere Merkez Bankası, gösterge faiz oranını yüzde 0.5'te bıraktı.

İngiltere Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, artan enflasyon kaygılarına rağmen piyasaların beklentileri doğrultusunda yüzde 0,5 olan gösterge faiz oranında değişikliğe gitmedi.

Ayrıca banka, 200 milyar sterlinlik (330 milyar dolar) varlık satın alma programının büyüklüğünü de sabit tuttu.

İngiltere'de haziran ayında yüzde 4.2'ye ulaşan tüketici enflasyon oranı, Merkez Bankasının yüzde 2 olan enflasyon hedefinin iki katından fazla düzeyde bulunuyor.

Merkez Bankası, küresel ekonomik kriz sırasında ekonomiyi resesyondan çıkarmayı desteklemek amacıyla Mart 2009'da yüzde 0.5'e indirdiği gösterge faiz oranını 29 aydır değiştirmiyor.

ECB DE DEĞİŞTİRMEDİ

Avrupa Merkez Bankası da, yüzde 1.5 olan gecelik borçlanma faizini değiştirmedi. Piyasalar, ECB'den faizleri değiştirmesini beklemiyordu.

ECB, temmuz ayında düzenlediği toplantıda, artan enflasyonla mücadele için göstergefaiz oranını 25 baz puan (yüzde 0,25) yükselterek yüzde 1,25'ten yüzde 1,50'ye çıkarmıştı.

Piyasalar, Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet'nin düzenleyeceği basın toplantısında yapacağı açıklamaları bekliyor.

A.A

1 Ağustos 2011 Pazartesi

Konut kredisi talebindeki düşüş hızlanabilir

Medine Taşdelen Yıldırım - Konut kredilerinde faiz artışıyla birlikte, konut maliyetlerinin artması sonucunda fiyatların yükselmesiyle, talepteki düşüşün hızlanabileceği belirtildi.


Yapı Kredi Konut Finansman Direktörü İsmet Erdem, yaptığı açıklamada, konut kredisi faiz oranlarının Mart ayında aylık yüzde 0,78 seviyelerinde iken gerek Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) kredi politikasını sıkılaştırıcı açıklamaları, gerekse de Merkez Bankası'nın bankalara uyguladığı munzam karşılık oranını artırmasıyla birlikte Temmuz ayı itibariyle yüzde 0,94 seviyelerine yükseldiğini kaydetti.

Bu durumun 100 bin lira tutarında ve 10 yıl vadeli konut kredisinin aylık taksitlerinde 107 lira tutarında artışa neden olduğuna dikkati çeken Erdem, konut kredisi faiz oranlarında yaşanan bu artışın talebi azaltacak ölçüde önemli bir etkisinin olmadığının altını çizdi.

İsmet Erdem, ancak konut kredisi faiz oranları dışında proje finansmanı maliyetlerindeki artışların (demir ve çimento gibi ham maddelerin fiyatının yükselmesi) önümüzdeki dönemde yeni üretilecek konutların satış fiyatlarının yükselmesine neden olabileceğini belirterek, şöyle konuştu:

''Hem konut kredisi faiz oranlarının artması, hem de gelecek dönemde konut üretimi maliyeti artışlarından kaynaklanan konut fiyatının artması, talep üzerinde düşüş baskısı oluşturabilir düşüncesindeyiz. Konut sektöründe sezonsal olarak yaz aylarında satışlar azalır. 2011 yılında sezonsal etkinin yanı sıra, Ramazan ayının etkisiyle de bu dönemde satışlarda beklenen azalma trendinin gerçekleştiğini gözlemliyoruz.''



-''HAZİRANIN SON HAFTASINDAN BU YANA BÜYÜME ORANI ÇOK DÜŞTÜ''-



ING Bank Özel Bankacılık ve Bireysel Bankacılık Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu da yılın ilk yarısında ihtiyaç kredilerinin yaklaşık yüzde 25 civarında büyüdüğünü, ancak taşıt ve konut kredileri biraz daha yavaş büyüdüğü için toplam tüketici kredilerindeki artışın daha düşük seviyelerde yüzde 20 düzeyinde gerçekleştiğini kaydetti.

Piyasa faizlerinde zaten bir süredir artan oranların yanı sıra Haziran ayı içinde ekonomi yönetiminin aldığı diğer tedbirlerin de etkisiyle ihtiyaç kredisi faizlerinin hızla yükseldiğinin altını çizen Tabakoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:

''Bu nedenle, haziran ayının son haftasından bu yana büyüme oranı çok düştü. Neredeyse sıfıra yakın diyebiliriz. Bu durum, gerek sektör gerekse ING Bank için aynı diyebiliriz. Beklentimiz, Ramazan Bayramı sonrası okulların açılması ile birlikte talebin biraz artması ve yine kredilerde pozitif bir büyüme oranı elde edilmesi yönündedir. Faizlerin bu geldiği seviyelerde yıl boyu devam etmesini bekliyoruz, düşüş öngörmüyoruz. Yılı da toplam tüketici kredileri bazında, sektör olarak yüzde 25-30 arası bir büyüme ile kapatacağımızı öngörüyoruz.''
Alternatif Bank faiz oranları
Alternatif Bank faiz oranları
Akbank faiz oranları
Akbank faiz oranları
Anadolu Bank faiz oranları
AnadoluBank faiz oranları
Citibank faiz oranları
Citibank faiz oranları
DenizBank faiz oranları
DenizBank faiz oranları
Finansbank faiz oranları
FinansBank faiz oranları
Forisbank faiz oranları
FortisBank faiz oranları
Garanti Bankası faiz oranları
Garanti Bankası faiz oranları
Halkbank faiz oranları
HalkBank faiz oranları
HSBC faiz oranları
HSBC faiz oranları
ING Bankfaiz oranları
İng Bank faiz oranları
Türkiye İş Bankası faiz oranları
Türkiye İş Bankası faiz oranları
Millennium Bank faiz oranları
MillenniumBank faiz oranları
Şekerbank faiz oranları
ŞekerBank faiz oranları
T Bank faiz oranları
T-Bank faiz oranları
Türk Ekonomi Bankası faiz oranları
TEB faiz oranları
Tekfenbank faiz oranları
EuroBank Tekfen faiz oranları
Tekstilbank faiz oranları
TekstilBank faiz oranları
Turkish Bank faiz oranları
TurkishBank faiz oranları
VakıfBank faiz oranları
VakıfBank faiz oranları
Yapı Kredi faiz oranları
YapıKredi faiz oranları
T.C. Ziraat Bankası faiz oranları
Ziraat Bankası faiz oranları